18 Ekim 2013 Cuma

Çor

en büyük ses bu !! çıkarabildiğim
en ağır , en acı , en pürüzsüz 
en yüksekte ..
hep yüksekte kaldı en alçakta sandığım sızılarım
kuyu kuyu dibe sürüklediğim yıllardır 
en'lerin en derininde kaldı şu koşanların ıslıkları 
kayan yıldızların en hızlısı değil miydi şu peşinden koştuğun 
ufalanmasını beklemek ....

13 Ekim 2013 Pazar

Sızıntı Kulesi

şu gökten düşen paramparça parçalar
kimse için gibi değil de
sanki kimsesizler için hüzünlenmiş
şu akıntılar sokağın köşesinden yeni kimselere mi dönecekmiş ?
hiç sanmam siz ileride bekleyin beni
bekleyin ama gelmeyeceğim
'kedilere muzlarını yedirip geliyormuş'
şu küçük kıza kızgın suların şarkısını öğretip
küçük kıza akıntıyı öğretip
saniyede bir tel kopuyormuş saçından bu küçüğün
önemli olan kediler muzunu yedi mi ?
bir sokak daha geç kaldım
ama beklemeye devam edin geleceğim...

7 Ekim 2013 Pazartesi

zengin misin ?

"herkes faniyken , herkes aşk'a inanmışken 
neden böyle şeyler oluyor ?"
"böyle şeyler" nasıl ? 
ay'ın güneşten daha yıkıcı
güneşten daha parlak 
günü getiren güneşten daha yakın olması günümüze ay'ın
ne zaman oldu göremedik ağustos böceklerini 
uyuyor namuslu ruslar
kim size uyanın dedi ki ?

4 Ekim 2013 Cuma

Elem dolu çağrılar

arayışın verdiği kayıp duygu
onu hiç aradınız mı ?
onun varlığından haberdar bile değil çoğunuz
kim biliyor ? ben mi ?
nereden bileceğim neyi aradığınızı
niye merak edeyim
olacakları bile merak etmeyen sizler için
merak etmediğim bir şeyi
neden arayacakmışım !
şu ilerideki gemiyi görüyor musunuz ?
keskin bakışlı kedilerin yaşadığı adanın tam yanındaki batık gemi
o batalı çok olmuyor ama siz bilemezsiniz bunu
denizin dibindeki bir şeyi niye merak edesiniz ki
doğru söylüyorum değil mi ?
görünmeyen elmaslar sizde neden merak uyandırsın ki
insalar sizin için şehvet dolu bir titanic olamazlar
bu düşüncenizden vazgeçin ama size ne anlatıyorum ki
unutun gitsin