29 Eylül 2013 Pazar

Ben yavru kız

Yaşının korkuları akmayışından değildi tabi ... ne peki şu içinde yüzdüğümüz siyah yokluk ?
sorulara cevap aramaktan bitkin düştü yavru kız , olmayan koşuşturmalar yormuş muydu ? sen de koşan kanatlar kadar bağımsız mısın ? bak işte biz kuşları özgür sanmıyor muyduk ? ya kanatlar...
demek ki biz özgür olamıyoruz ya da zırhlı kanatlar kadar yük taşıyamıyoruz cumhuriyetimizde
  korkaklık bu ! öyleydi , korkaklıktı diyebilirim ama imkansız olduğunu kimse neden söyleyemedi ki bana 
çünkü ben dinlemezdim . Ben yavru kız ağlarken kendimden başkasını dinlemezdim eskiden  , şimdi ne oldu biliyor musunuz ? başkaları da ağlıyormuş 

People are strange

hayır , genellikle ruh halim ağır oluyor diyebilirim
genellikle iç karartıcı bir ruh halim var diyebilirim
yani , yani sanki pek evde olmayan biri gibi
pek fazla huzur bulamayan biri gibi
bir çok şeyin farkında ama bir çok konuda pek emin olamayan biri gibi
 

12 Eylül 2013 Perşembe

Biliyor musun ?

bazı şarkılar ağlarken daha güzel söyleniyormuş
sesin daha gür mü çıkıyor ? hayır
seni duyabilirler mi ? duydukları şeyi sevecekler mi ?
duyamazlar ki , nasıl duysunlar
nereye baktığını biliyorlar mı ?
hayalin ne ? hayal kurmana izin veriliyor mu ?
böyle boğazındaki yumruyla yaşamaya devam edebilir misin
kör etti tılsım beynimi doğru , ama insandık değil mi
öyle derlerdi ya herşey bizim içindi doğru
çok yüksekten zıpladığımda sırtımdaki kemik
senindi doğru , değil mi ?
öyle anlatmışlardı

10 Eylül 2013 Salı

Dinmeyen yağmurlar yağsın

aslında bir konu var
neden konuşamayız
neden hep suskunsun
ben güzelim kadınlar berbat
neden buna gülmezsin
neden hep mutsuzsun
sorular sorunca dersin ki
neden çocuksun , neden büyümezsin
elimde cevabım yok 
olsa neye fayda 
yüzün bana dönmez ki

ağzımda hep tadı var 
üzüm gibi paslı bitince gitmez 
hem yarası  hem dikeni var
batırır beni de yaralar acıtır sabahlarımı

birileri var birileri var
birileri yine sarhoş
birileri yaz birileri kış birileri önce
birileri bize apaçık birileri pişman 
birileri bize çok acı birileri çok acı 
birileri bize çok acı çektirdiler
birileri farkında birileri farketmedi
birileri sağ birileri sol birileri farketmedi
o da bunu hiç görmedi bu da sana hiç yetmedi

üçgen gezegenleri meşru cinayetleri
yine onu vurdular yine ona bam 
yine geri sar yine sarhoş yine benden uzak kalmış 
beni terketmedi beni bırakıp gitmedi
bir yanı yazı bir yanı tura bir yanı da bana kalmış
yine ona ne güzel seslendiler
yine gözü apaçık 
gözleri apaçık
birileri bize çok acı getirdiler
Yasemin mori

7 Eylül 2013 Cumartesi

Pedios

istasyonun isabetlerle dolup taşacağını diliyorlar
pencereyi yağmurların ıslatacağına inanıyorlar
mutlu biten bir kitap yazacağız
sonra gerçekleştiğini izleyecekler
bazıları peşimizden gelecek
bazıları kalbinin peşinden
izlemeye gelecekler
katmanlar arası yolculuğumun onları kışkırttığını göreceksin
güzel yaratıklar fısıltılarınızı etkili hale getirene kadar
şarkı söylemeyi bırakana kadar
orada olun
sizi seviyorlar
bunun nedenini bilemiyorum
anlam veremediğim cadılar sizi seviyorum

5 Eylül 2013 Perşembe

Yılanlı kaya

kırmızı kayığa binmiş olanlar
henüz gelmeye niyetli değiller
peki ya gelmeye niyeti olanlar
neden gitmek zorunda kaldılar ki ?
kim git diyor şu gidenlere ?
ya da şu hissedilemez olanlar
etkisini kaybedenler
kim öl diyor onlara ,
kim değersiz olduklarını söyledi ki ağustos böceklerine ?
hangi gece , bunca güzellik varken karanlığın arkasında
yaşayamazsınız diyen ?
bize bunca kötülüğü yapan kendini hangi aydınlığın arkasına sakladı kim bilir

1 Eylül 2013 Pazar

İnci refakatçısı

sonsuz basamaktaa sona çıkıyorum
yollar nasıl böyle ıssız, nasıl kırmızı
nasıl büyüyor kar topları yokuş yukarı hala
kristallerin beyni olan incileri her basamakta boşluğa bırakıyorum
yanlarına kamburlarımı refakatçı yolluyorum
"yatağın başında öten makineler altında uyuyan hastalar , etrafında fır dönen refakaçı"
bu kadar amacına uygun değil inci refakatçısı
kar kristalleri arasında incileri buluyor
onlar boşluktaki yuvalarına ulaştıklarında
refakatçi uyuya kalıyor
 O bir daha uyanmadı ve bunun sorumlusu benim , suçlusu da