elmas getirdi muazzam şavaşım
altın kaplama kalpler getirdi
deli , koşan , hızlı çocuklar ,
uzvuna neşe getirdi evrenin ,
daha çok hüzün , daha çok zevk
duvardaki narin tablo
onu daha çok üzün , daha çok zevk
daha çok sinek toplamak için şu zaman
daha çok sinek getirecek savaşım sana
etekleri dolu sinek , kirpikleri sinek
gözyaşları öldürülmüş sineklerle dolu
zaten sineklere koşuyor her savaşın sonu
inanın savaşların sonu daima sinek yolu
etrafım sineklerle dolu
savaşın başı sinek
sonu sinek
27 Kasım 2013 Çarşamba
25 Kasım 2013 Pazartesi
Elem çiçekleri / Kutlama
" ... onun ağzına mahsus ekmeğe ve şaraba
kül karıştırırlar pis tükrüklerle,
atarlar onun dokunduğunu riyakarlıkla,
suç sayarlar basmayı bastığı yerlere.
Karısı haykırarak gider umumi yerlerde :
'Madem ki tapınacak kadar güzel buluyor beni
Eski tanrıçaların yaptığını yapacağım ben de ,
Kendimi yeniden yaldızlatacağım onlar gibi ;
Doya doya yiyip içip eti ve şarabı
Sümbüller , bohurlar , amberler içine batacağım ;
Bana hayran bir kalbden ilahi saygıları
Bakayım nasıl gülerek söküp atacağım!
Koyacağım üzerine narin ve kuvvetli elimi
Artık canımı sıkınca bu kafircesine şakalar ;
Ve kartal tırnaklarına eş tırnaklarım
Bir yol açabilecek onun kalbine kadar'." Baudelarie
kül karıştırırlar pis tükrüklerle,
atarlar onun dokunduğunu riyakarlıkla,
suç sayarlar basmayı bastığı yerlere.
Karısı haykırarak gider umumi yerlerde :
'Madem ki tapınacak kadar güzel buluyor beni
Eski tanrıçaların yaptığını yapacağım ben de ,
Kendimi yeniden yaldızlatacağım onlar gibi ;
Doya doya yiyip içip eti ve şarabı
Sümbüller , bohurlar , amberler içine batacağım ;
Bana hayran bir kalbden ilahi saygıları
Bakayım nasıl gülerek söküp atacağım!
Koyacağım üzerine narin ve kuvvetli elimi
Artık canımı sıkınca bu kafircesine şakalar ;
Ve kartal tırnaklarına eş tırnaklarım
Bir yol açabilecek onun kalbine kadar'." Baudelarie
19 Kasım 2013 Salı
Lupa
bir kabile
tek kelime lazımdı ona uçmana
"hiç" dedin yok oldun
beynime hiç değdi
beynime hiçler
kalbim hiç
şurada geçenlerin kanat aşıkları , kanatlarını bırak geç
kanından bir çiçektir kanatların
bir kabileydin ya işte , yoksun
neyi aç bıraktık ?
ne ?
kanatlarımı kullanmayı mı unuttum sizce de ?
unutmadım , bıraktım
parçalayabilirdim ama yapmadım
dedim ya kanından bir çiçektir kanatların
sen yaralarını sardıkça ben uçmayı bıraktım
tek kelime lazımdı ona uçmana
"hiç" dedin yok oldun
beynime hiç değdi
beynime hiçler
kalbim hiç
şurada geçenlerin kanat aşıkları , kanatlarını bırak geç
kanından bir çiçektir kanatların
bir kabileydin ya işte , yoksun
neyi aç bıraktık ?
ne ?
kanatlarımı kullanmayı mı unuttum sizce de ?
unutmadım , bıraktım
parçalayabilirdim ama yapmadım
dedim ya kanından bir çiçektir kanatların
sen yaralarını sardıkça ben uçmayı bıraktım
10 Kasım 2013 Pazar
siz ve sinekler
"üzmek için olan adam
diğerleri sadece sinek sevgisi
büyük soru işaretini düşünmeye gerek yok biliyorum
soru yok , cevabımı biliyorum
şu kadınlar varya sadece sinek sevgisi"
diğerleri sadece sinek sevgisi
büyük soru işaretini düşünmeye gerek yok biliyorum
soru yok , cevabımı biliyorum
şu kadınlar varya sadece sinek sevgisi"
Ligya
taşraların tabanına bir balık çiziyorum
başımı yerden kaldırmadan
samandan asa ile
görünmez kanatları olan bir sürü balık çizdim
yolculuk uzun olacağa benziyor
topuklarım çok acıyor
tahtırevanımı köleler çekerken bile
topuklarım çok acıyor
topuklarım acıyor sinirleniyorum
sinirleniyorum acı dayanılmaz oluyor
"insan , tanrılara inanacağı yere düşlere inanmalıdır"
köleyse git satın al
tanrıçaysa bu nasıl mütevazilik
güneş vücudunu çizerken görmüştüm
ruhunu içebilirim
nefesini içebilirdim
neyse cennet kuşunu sonra konuşuruz
uyu şimdi
söz verdim
sen uyurken ölmek yok
başımı yerden kaldırmadan
samandan asa ile
görünmez kanatları olan bir sürü balık çizdim
yolculuk uzun olacağa benziyor
topuklarım çok acıyor
tahtırevanımı köleler çekerken bile
topuklarım çok acıyor
topuklarım acıyor sinirleniyorum
sinirleniyorum acı dayanılmaz oluyor
"insan , tanrılara inanacağı yere düşlere inanmalıdır"
köleyse git satın al
tanrıçaysa bu nasıl mütevazilik
güneş vücudunu çizerken görmüştüm
ruhunu içebilirim
nefesini içebilirdim
neyse cennet kuşunu sonra konuşuruz
uyu şimdi
söz verdim
sen uyurken ölmek yok
9 Kasım 2013 Cumartesi
uu insafsız şiddetin de yol buluyor
içinde parçalanıyor
...
güneşim vardı suya düştü
hiç çıkmıyor on iki gündür
yıldızlar vardı bir bir kaydı
ama şimdi hepsi yerli yerinde
parçalayabilir , susturamaz , durduramaz
bir şenlik var sensizlik var
kırmızı kurnaz tilki
aşkın ellerine düştü
yıldızlara dolardı düştü
ah sorma
neyin var
neyin güçlü
neyini aldılar
neyin ızdırabı peşine düştü
içinde parçalanıyor
...
güneşim vardı suya düştü
hiç çıkmıyor on iki gündür
yıldızlar vardı bir bir kaydı
ama şimdi hepsi yerli yerinde
parçalayabilir , susturamaz , durduramaz
bir şenlik var sensizlik var
kırmızı kurnaz tilki
aşkın ellerine düştü
yıldızlara dolardı düştü
ah sorma
neyin var
neyin güçlü
neyini aldılar
neyin ızdırabı peşine düştü
Osman Özçakar
"bir iki üç yolumuz var
kısa uzun
üç kart kaldı açılmadık
üç silahşorlerden biri , adını anmadık
kalmadık
eridik
ne yazık ki biz dünyanın
en zamansız ay tutulmasıydık"
"ilkin nefesini aldım denizin
sonra biraz alkol
her masada bir başka
bir başka masada herkes gibi aynı
çok başka
herkesin birbirine bir borcu var
salladıkları çanın içinde unuttukları
mutluluk atlasları"
"bir çalı ayağımıza dolandı
rüzgar uykumuzu getirdi
ben bu erkeklik bayrağını aldım katladım
iç cebime
sordum
-ki aşk her şeyden başka"
"şimdi sen uyurken
bir havuz doluyor dışarıda
bir havuz nereye kadar dolar
ruhumuzun boyuna geldik
duruyoruz şimdi
parmak uçları alesta"
kısa uzun
üç kart kaldı açılmadık
üç silahşorlerden biri , adını anmadık
kalmadık
eridik
ne yazık ki biz dünyanın
en zamansız ay tutulmasıydık"
"ilkin nefesini aldım denizin
sonra biraz alkol
her masada bir başka
bir başka masada herkes gibi aynı
çok başka
herkesin birbirine bir borcu var
salladıkları çanın içinde unuttukları
mutluluk atlasları"
"bir çalı ayağımıza dolandı
rüzgar uykumuzu getirdi
ben bu erkeklik bayrağını aldım katladım
iç cebime
sordum
-ki aşk her şeyden başka"
"şimdi sen uyurken
bir havuz doluyor dışarıda
bir havuz nereye kadar dolar
ruhumuzun boyuna geldik
duruyoruz şimdi
parmak uçları alesta"
8 Kasım 2013 Cuma
Quo Vadis ?
kadınların ruhu var mıdır ?
ateşli , sadık ve aptal adamlar
kadınların ruhu var mıdır ? yok mudur ?
yeşillerde kahverengi yokken
şairleri deli sanıyordum
frigidaryumda dudaklarını isteksiz bir su perisinin dudaklarına yapıştırmakta olan bronz bir faun
şu faun'un hakkını ver
şu faun'un hakkı var !
hayatın en iyi yönü gerçekten budur
tamam ruhu boşverin
sizce ben de delirdim mi ? siz şiir yazar mısınız ?
bana beni yazar mısın ?
7 Kasım 2013 Perşembe
Kızıl
hazinenin diğer tarafında sadece büyülenme kaldı
ne güzel bir eylem bu böyle
koruyamadığın asil kürkünü nasıl yuvarlıyor yokuş aşağı
çok tuhaf gelmiyor mu ?
"tanrım bu nasıl bir hazine böyle!"(!)
istediğin her şeyi veriyor sana
öyle değil mi ?
nasılda gülüyor baksana , karıncalar gördüklerinde yerdeki elmasının parçalarını
tanrı ? bu nasıl hazine böyle ?
bu sorunun sonu yok mu ?
kayıp karınca
ne güzel bir eylem bu böyle
koruyamadığın asil kürkünü nasıl yuvarlıyor yokuş aşağı
çok tuhaf gelmiyor mu ?
"tanrım bu nasıl bir hazine böyle!"(!)
istediğin her şeyi veriyor sana
öyle değil mi ?
nasılda gülüyor baksana , karıncalar gördüklerinde yerdeki elmasının parçalarını
tanrı ? bu nasıl hazine böyle ?
bu sorunun sonu yok mu ?
kayıp karınca
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
