Can you hear me?
"uyandığımda insanlar daha buğulu
etrafta çarşaflar kanayan gözler görüyorum
ters giden şeyler bana doğru koşuyor
ben sana doğru koşuyorum
elimde senden kalan altın şemsiyem
değerlini yere vura vura kosuyorum
yapmak istediğim bu değil biliyorsun
yanındayken sadece bakıyorsun
kızgın , yağmurlar yağdırıyorsun tek hamlenle
suçlanmamdan korkuyoruz
senin değerlerin benim değmezliğimle koşuyoruz
yağmur dindi insanlar net
biraz da benim bir şeyler demem izin ver o zaman
kalp acısı ve sessiz ışık içindeki huri hakkında
karanlık bir ses içinde bağğıran bir melek hakkında
seslerle susturulmuş renklerle açılmış bir prenses hakkında
kapılarını sonuna kadar kapalı gösteren ama anahtarı üzerinden alan gardiyan hakkında
tek başına değildi, belki de öyleydi
şimdi filmin ilk bölümü bitti ve ay altından ikinci parçası geliyor
gözünle duyabileceğin kulağınla tadabileceğin bir mezarlıktan doğru
bırak ruh gibi dolansın tek başına da olsa yükselmekte olan ağaç etrafında " beraber şiir yazmıştık benim söylediklerim açık , seni hiç anlayamazdım zaten son noktayı sen koydun bense sadece tek sözümü hatırlıyorum bu şiirde , "senin değerlerine benim değmezliğime koşuyoruz"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder