9 Haziran 2013 Pazar

Küçükken ölümün olmadığına kendini inandırdığı gibi buna da inanmaya çalıştı . Bu inanılması güç şey , yaşamının bir parçası olmak için iyi şeylerle yarışırken yarışı kazanmak üzere olduğunu  fark etmemiş olmak salaklık olurdu . Ona bakılırsa ölüm de çok saçmaydı , yaşamak bu kadar güzelken insanlar niye ölsün ki ! şuna inandı ki ölümü çağırmak en iyisi olacakdı...
Ölüm kapı arasındaki en gurursuz ve en aciz şey ; kim çağırırsa ona gidiyor ve hepsini aynı aşkla sarıyor hepsine aynı yalanları söylüyor hepsinin aynı duyguları hissetmesi için büyük özenle işliyor ve sen ibadetlerini büyük huzurla yerine getirirken en büyük fahişe seninle aynı duygular içinde belkide aynı huzurla ölüyor... şimdi adil olmanın hiç zamanı değil , çağırılanı beklemenin de .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder