3 Aralık 2013 Salı

Ne gerekmiş ?

yazmayayım şu illeti diyorum.
su perileriyle yüzelim diyorum
içimizden içe içten oluşa
kanatlarım da iyileşir o zamana
köşedeki kız anlamış uçamadığımı
peşimde kunduz , peşimde vurdum duymayan kürkün
iyi ki dikene doladı kalbini
ne acılar kalmış beynine yetecek kadar
ne ateşli tortular varmış beyninde acılarıma eş değer
ne çok sevmiş şu yıllardır dillerden düşmeyen gül , dikeni
ne bülbülmüş ne gülmüş
bir bitmedi
ne bedelmiş
ödesin kime ne ?

27 Kasım 2013 Çarşamba

Daha çok ...

elmas getirdi muazzam şavaşım
altın kaplama kalpler getirdi
deli , koşan , hızlı çocuklar ,
uzvuna neşe getirdi evrenin ,
daha çok hüzün , daha çok zevk
duvardaki narin tablo
onu daha çok üzün , daha çok zevk
daha çok sinek toplamak için şu zaman
daha çok sinek getirecek savaşım sana
etekleri dolu sinek , kirpikleri sinek
gözyaşları öldürülmüş sineklerle dolu
zaten sineklere koşuyor her savaşın sonu
inanın savaşların sonu daima sinek yolu
etrafım sineklerle dolu
savaşın başı sinek
sonu sinek

25 Kasım 2013 Pazartesi

Elem çiçekleri / Kutlama

" ... onun ağzına mahsus ekmeğe ve şaraba
kül karıştırırlar pis tükrüklerle,
atarlar onun dokunduğunu riyakarlıkla,
suç sayarlar basmayı bastığı yerlere.

Karısı haykırarak gider umumi yerlerde :
'Madem ki tapınacak kadar güzel buluyor beni
Eski tanrıçaların yaptığını yapacağım ben de ,
Kendimi yeniden yaldızlatacağım onlar gibi ;

Doya doya yiyip içip eti ve şarabı
Sümbüller , bohurlar , amberler  içine batacağım ;
Bana hayran bir kalbden ilahi saygıları
Bakayım nasıl gülerek söküp atacağım!

Koyacağım üzerine narin ve kuvvetli elimi
Artık canımı sıkınca bu kafircesine şakalar ;
Ve kartal tırnaklarına eş tırnaklarım
Bir yol açabilecek onun kalbine kadar'." Baudelarie

19 Kasım 2013 Salı

Lupa

bir kabile
tek kelime lazımdı ona uçmana
"hiç" dedin yok oldun
beynime hiç değdi
beynime hiçler
kalbim hiç
şurada geçenlerin kanat aşıkları , kanatlarını bırak geç
kanından bir çiçektir kanatların
bir kabileydin ya işte , yoksun
neyi aç bıraktık ?
ne ?
kanatlarımı kullanmayı mı unuttum sizce de ?
unutmadım , bıraktım
parçalayabilirdim ama yapmadım
dedim ya kanından bir çiçektir kanatların
sen yaralarını sardıkça ben uçmayı bıraktım

10 Kasım 2013 Pazar

siz ve sinekler

"üzmek için olan adam
diğerleri sadece sinek sevgisi
büyük soru işaretini düşünmeye gerek yok biliyorum
soru yok , cevabımı biliyorum
şu kadınlar varya  sadece sinek sevgisi"

Ligya

taşraların tabanına bir balık çiziyorum
başımı yerden kaldırmadan
samandan asa ile
görünmez kanatları olan bir sürü balık çizdim
yolculuk uzun olacağa benziyor
topuklarım çok acıyor
tahtırevanımı köleler çekerken bile
topuklarım çok acıyor
topuklarım acıyor sinirleniyorum
sinirleniyorum acı dayanılmaz oluyor

"insan , tanrılara inanacağı yere düşlere inanmalıdır"

köleyse git satın al
tanrıçaysa bu nasıl mütevazilik
güneş vücudunu çizerken görmüştüm
ruhunu içebilirim
nefesini içebilirdim
neyse cennet kuşunu sonra konuşuruz
uyu şimdi
söz verdim
sen uyurken ölmek yok

9 Kasım 2013 Cumartesi

uu insafsız şiddetin de yol buluyor
içinde parçalanıyor
...
güneşim vardı suya düştü
hiç çıkmıyor on iki gündür
yıldızlar vardı bir bir kaydı
ama şimdi hepsi yerli yerinde
parçalayabilir , susturamaz , durduramaz
bir şenlik var sensizlik var
kırmızı kurnaz tilki
aşkın ellerine düştü
yıldızlara dolardı düştü
ah sorma
neyin var
neyin güçlü
neyini aldılar
neyin ızdırabı peşine düştü